Kadın Sağlığı Rehberi

Pelvik Konjesyon Sendromu: Yumurtalık Varisi ve Kronik Kasık Ağrısı

Pelvik konjesyon sendromu, leğen bölgesi toplardamarlarının genişlemesiyle gelişen kronik kasık ağrısıdır. Belirtileri, endometriozisten farkı, tanı ve tedavi.

Prof. Dr. Taylan Şenol 9 dk okuma

pelvik konjesyon sendromu

Hızlı Yanıt

Pelvik konjesyon sendromu, leğen bölgesindeki toplardamarların genişleyip kanın geriye doğru kaçmasıyla gelişen ve altı aydan uzun süren kronik kasık ağrısıdır. Ağrı gün içinde ayakta kaldıkça artar, yatınca azalır; ilişki sırasında ve sonrasında, adet öncesinde belirginleşir. Çoğunlukla doğum yapmış kadınlarda görülür. Tanı için önce endometriozis ve enfeksiyon gibi nedenler dışlanır, ardından doppler ultrason ve damar görüntülemesi yapılır. Tedavide ilaçlar ve toplardamarların kapatılması seçenekleri vardır.

Aylardır süren kasık ağrısı nedeniyle pek çok tetkik yaptıran ve “bir şey çıkmadı” yanıtını alan kadınlarla sık karşılaşıyorum. Kronik pelvik ağrının nedenleri arasında gözden kaçmaya en yatkın olanlardan biri, leğen bölgesinin toplardamarlarından kaynaklanan pelvik konjesyon sendromudur. Bu yazıda sendromun nasıl geliştiğini, ağrının hangi özelliklerle ayırt edildiğini, tanının nasıl konduğunu ve tedavi seçeneklerini anlatıyorum.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kronik kasık ağrısının nedeni muayene ve tetkiklerle kişisel olarak değerlendirilir.

Pelvik Konjesyon Sendromu Nedir?

Yumurtalıklardan ve leğen bölgesindeki organlardan gelen kan, yumurtalık toplardamarları ve leğen içindeki toplardamar ağı yoluyla kalbe döner. Bu damarların içindeki kapakçıklar kanın yalnızca yukarı doğru akmasını sağlar. Kapakçıklar yetersiz kaldığında ya da damar dışarıdan sıkıştığında kan geriye doğru kaçar, toplardamarlar genişler ve bölgede bir göllenme oluşur. Bu durum bacaklardaki varislerin leğen bölgesindeki karşılığına benzetilir.

İçindekiler

Kimlerde Görülür, Neden Gelişir?

  • Gebelik: Gebelikte damar içi kan hacmi artar ve büyüyen rahim toplardamarlara baskı yapar. Birden fazla doğum yapmış kadınlarda daha sık görülür.
  • Hormonal etki: Östrojen toplardamar duvarını gevşetici etki gösterir; bu nedenle sendrom doğurganlık çağında görülür ve menopoz sonrası yakınmalar sıklıkla azalır.
  • Doğuştan kapakçık yetersizliği: Bazı kadınlarda yumurtalık toplardamarlarının kapakçıkları doğuştan zayıftır ya da hiç yoktur.
  • Dışarıdan sıkışma: Sol böbrek toplardamarının ya da leğen bölgesindeki bir toplardamarın atardamarlar arasında sıkışması, kanın yumurtalık toplardamarlarına yönelmesine neden olabilir.

Belirtileri Nelerdir?

Ağrının karakteri tanı açısından en önemli ipucudur:

  • Altı aydan uzun süren, künt ve ağırlık hissi şeklinde kasık ağrısı
  • Gün boyunca ayakta kaldıkça artan, akşam belirginleşen ve yatınca hafifleyen ağrı
  • İlişki sırasında ve özellikle sonrasında saatlerce süren ağrı
  • Adet öncesi ve adet döneminde artan yakınmalar
  • Uyluğun iç yüzünde, kalçada ve dış genital bölgede görünür varisler
  • Sık idrara çıkma, bel ağrısı ve ağır kaldırma sonrası ağrı artışı

Bu yakınmaların bir bölümü regl ağrısı ya da diğer pelvik hastalıklarla da görülebilir. Kasık ağrısının genel değerlendirmesini kadınlarda kasık ağrısı yazısında ayrıntılı anlattım.

Endometriozis ve Diğer Nedenlerden Farkı

  • Endometriozis: Ağrı daha çok adet dönemine bağlıdır, derin ilişki ağrısı ve dışkılama sırasında ağrı görülebilir; ultrason ya da MR’da çikolata kisti veya derin endometriozis bulguları olabilir.
  • Pelvik inflamatuar hastalık: Ateş, akıntı ve muayenede hassasiyet ön plandadır; enfeksiyon tedavisiyle düzelir.
  • Pelvik konjesyon sendromu: Ağrı duruşa bağlıdır; ayakta artar, yatınca azalır. İlişki sonrası uzun süren ağrı ve dış genital bölge varisleri tipiktir.

İki durum aynı kadında birlikte de bulunabilir. Bu nedenle tanıda amaç yalnızca toplardamarları değil, ağrının tüm olası kaynaklarını değerlendirmektir.

Tanı Nasıl Konur?

  • Pelvik muayene: Kasık hassasiyeti, rahim ve yumurtalık bölgesinde duyarlılık ve dış genital bölgedeki varisler değerlendirilir.
  • Doppler ile transvajinal ultrason: Genişlemiş toplardamarları ve kanın geriye kaçışını gösterebilir. Görüntünün ayakta ya da ıkınma sırasında da değerlendirilmesi değerlidir.
  • pelvik MR ya da tomografi: Toplardamar genişlemelerini, olası sıkışmaları ve eşlik eden diğer hastalıkları gösterir.
  • Venografi: Toplardamara ince bir kateterle girilerek kan akışının doğrudan görüntülendiği incelemedir. Genellikle tedavi kararı verilmiş hastalarda, aynı seansta embolizasyonla birlikte yapılır.
  • Laparoskopi: Başka bir nedeni dışlamak gerektiğinde tanısal amaçlı uygulanabilir.

Tedavi Seçenekleri

  • Yaşam düzenlemeleri: Uzun süre ayakta kalmayı azaltmak, gün içinde bacakları yükselterek dinlenmek ve kabızlıktan korunmak yakınmaları hafifletebilir.
  • İlaç tedavisi: Ağrı kesiciler ve yumurtalık işlevini baskılayarak toplardamar genişlemesini azaltan hormonal ilaçlar kullanılabilir. Seçim, gebelik planı ve yan etkiler birlikte değerlendirilerek yapılır.
  • Embolizasyon: Girişimsel radyoloji tarafından yapılan, genişlemiş toplardamarların içeriden kapatıldığı bir işlemdir. Ameliyat kesisi gerektirmez ve çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına döner.
  • Cerrahi: Toplardamarların laparoskopik olarak bağlanması ya da seçilmiş durumlarda rahim ve yumurtalıklara yönelik ameliyatlar daha seyrek başvurulan seçeneklerdir.
  • Destekleyici yaklaşımlar: Uzun süren ağrı pelvik taban kaslarında gerginliğe yol açabilir; bu durumda pelvik taban rehabilitasyonu tedaviye eşlik edebilir.

Tedavi Sonrası Beklentiler

Pelvik konjesyon sendromunda tedavinin amacı ağrıyı azaltmak ve günlük yaşam kalitesini artırmaktır. Embolizasyon sonrasında yakınmaların hafiflemesi genellikle hemen değil, haftalar içinde fark edilir. Bu dönemde birkaç gün kasık ağrısı ve hassasiyet olabilir; ağır kaldırma ve yoğun egzersiz kısa bir süre ertelenir.

Bazı kadınlarda ağrı tamamen geçerken bazılarında belirgin azalma sağlanır ama hafif yakınmalar sürebilir. Uzun süreli ağrının sinir sistemi ve pelvik taban kasları üzerinde bıraktığı etkiler nedeniyle yalnızca damarsal nedenin giderilmesi her zaman yeterli olmayabilir. Bu durumda fizik tedavi, ağrı yönetimi ve gerektiğinde psikolojik destek bütüncül bir planın parçası olarak eklenir.

Kontrol muayenelerinde yakınmaların seyri, dış genital bölge ve bacak varisleri ile yeni gelişen belirtiler değerlendirilir. Yakınmalar tekrarlarsa görüntüleme yinelenir ve açık kalan başka bir toplardamar olup olmadığı araştırılır. Tedaviden sonra gebelik planlayan kadınlarda bu durum kontrol muayenesinde konuşulmalıdır; gebelik sırasında toplardamarlar üzerindeki yük yeniden arttığı için doğum sonrasında yakınmaların seyri ayrıca izlenir. Ağrı günlüğü tutmak, yani ağrının hangi saatlerde, hangi etkinlik sonrasında ve adet döngüsünün hangi gününde arttığını not etmek, hem tanıda hem de tedavi etkisini değerlendirmede işe yarar.

Bu yazı American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG), Society of Interventional Radiology ve NHS hasta bilgilendirme kaynaklarındaki ortak yaklaşımlara dayanan genel bir rehberdir.

Uzun süredir devam eden kasık ağrınızın nedenini araştırmak için iletişim sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Ultrasonda yumurtalık toplardamarlarım geniş çıktı, pelvik konjesyon sendromum var mı?

Her zaman değil. Doğum yapmış pek çok kadında hiçbir yakınma olmadan pelvik toplardamarlarda genişleme görülebilir. Sendromdan söz edebilmek için bu görüntü bulgusuna uyan, altı aydan uzun süren ve başka bir nedenle açıklanamayan pelvik ağrının bulunması gerekir.

Pelvik konjesyon sendromu kısırlık yapar mı?

Pelvik konjesyon sendromunun doğrudan kısırlığa yol açtığı gösterilmemiştir. Ancak eşlik edebilen endometriozis gibi durumlar doğurganlığı etkileyebilir. Gebelik planlayan kadınlarda tedavi seçimi, özellikle hormon baskılayıcı ilaçlar açısından bu plana göre yapılır.

Embolizasyon ağrılı bir işlem mi?

Embolizasyon kasıktan ya da boyundan bir toplardamara girilerek yapılan ve genellikle lokal uyuşturma ile hafif sedasyon altında uygulanan bir işlemdir. İşlem sonrası birkaç gün kasıkta ağrı ve hafif ateş görülebilir; bu yakınmalar genellikle ağrı kesicilerle kontrol edilir.

Menopozdan sonra geçer mi?

Östrojen düzeyinin azalmasıyla birlikte yakınmalar menopoz sonrasında sıklıkla hafifler. Yine de yıllar sürebilecek bir bekleme dönemi, günlük yaşamı belirgin etkileyen ağrısı olan kadınlar için uygun bir seçenek olmayabilir; tedavi kararı yakınmanın şiddetine göre verilir.

Bacaklarımdaki varislerle ilişkisi var mı?

Olabilir. Pelvik toplardamarlardaki yetmezlik uyluğun iç ve arka yüzüne, dış genital bölgeye doğru uzanan varislere yol açabilir. Bu tipteki varislerin bacak varis tedavisinden sonra tekrarlaması durumunda pelvik kaynak açısından değerlendirme yapılması önerilir.

Prof. Dr. Taylan Şenol

Jinekolojik Onkoloji Uzmanı

Kronik kasık ağrısı çoğu zaman tek bir nedene bağlanamaz ve hastalar yıllarca doktor doktor dolaşabilir. Ağrının ne zaman arttığını ve ne zaman azaldığını anlatan bir öykü, doğru tanının en değerli ipucudur.

Bu içerik işine yaradıysa, Prof. Dr. Taylan Şenol'u Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyebilirsin. Tek tık, 5 saniye.

Google'da tercih edilen kaynağım yap
Paylaş WhatsApp X Facebook

Muayene randevusu oluşturun

Tanı sürecinizle ilgili sorularınız için Bakırköy Ataköy'deki muayenehanemizle iletişime geçebilirsiniz.